Hoşgeldinizz :)

Powered By Blogger

Translate

21 Haziran 2014 Cumartesi

İşte Stres Altında Bile Pozitif Kalabilirsiniz

Çalışma hayatının her gün biraz daha stresli hale geldiği doğru. Stresin iş başarısını engelleyen en önemli nedenlerden biri olduğu da iyi biliniyor. İş hayatında stres bir ölçüye kadar faydalı bulunuyor fakat o ölçüden fazlası da iş ilişkilerini bozuyor, dikkati dağıtıyor, verimi azaltıyor, başarısızlığa sebep oluyor. Tüm bu olumsuzluklar üst üste gelince ister istemez sosyal hayatımız da etkileniyor.


Bu  nedenle iş yeri kaynaklı stresi azaltmanın bazı yolları var. Benim de çok kullandığım ve etkili yollardan biri olduğuna inandığım yöntem ise; strese girdiğim anlarda ufak molalarlar birlikte derin derin nefes alıp vermek. Bu işlemi arka arkaya 5-6 kez tekrarladığımda fark edilir bir rahatlama hissediyorum. 


Geçtiğimiz günlerde yine stresli bir anda bu yöntemle rahatlamaya çalışırken çalışma arkadaşımın masasında granini meyve suyu şisesinin üzerine iliştirilen şöyle bir mesaj gözüme çarptı; “Sen her şeye yön verecek güce sahipsin.” Bir anda pozitif düşünmenin çok işe yaradığını fark ettim. Sonra kendi kendime dedim ki; nefes egzersizleriyle birlikte kendimizi bu şekilde motive edebilir, içimizdeki potansiyeli dışarıya çıkarabiliriz. 



Benim kartımı sizlerle paylaşıyorum. 


Kendi pozitif mesajınız için granini facebook sayfasını ziyaret edebilirsiniz. 


https://www.facebook.com/graniniTurkiye

Bir boomads advertorial içeriğidir.

6 Haziran 2014 Cuma

Pet-shoplara Yasak.....









Şu günlerde hiç bir habere bu kadar sevinmemiştim.

Milliyet'in haberine göre Pet-shop'larda akvaryum balığı ve kuş dışında hayvan satışı yapılmayacak.


Ben ve etrafımdaki ailem de dahil çoğu kişinin hayvan sever olduğunu göğsümü gere gere söyleyebilirim. Benim de evimde bir kedim var aslında kedim değil, ailemizin bir parçası prensesimiz, kızımız....





Keza illaki evde bizimle yaşaması gerekmiyor bir kediyi veya köpeği sevebilmek için , apartmanızın içinde katlar arası dolaşan 2-3 tane kedimiz var, devamlı kapımızın önüne gelip paspasın üstünde oturuyor görür görmez mamasını, suyunu veriyorum... Özellikle yazın dışarıya belli başlı köşelere su bırakıyorum, mama koyuyorum, yemek artıklarını çöpe atmıyorum, balık, et, tavuk vbg. şeyler pişirdiğim aman kızıma ne kadar ayırıyorsam onlar içinde ayırıp veriyorum.... Size bunlar gibi tonlarca örnek verebilirim, sayfalar dolusu yazı yazabilirim ama bu yazılanları okuyup fikrini değiştirmez insanlar, bu yüzden diyorum ki bunlar abartı mı yani ? Hayır asıl olması gereken şeyler bunlar..... 

Hayvanlara işkence eden şu insan bile adlandıramadığım varlıklar için ne söyleyeceğimi bilmiyorum.... yani aslında aklıma sadece bu yaşadıkları dünyadan derhal ışık hızıyla göçmelerini diliyorum bunun dışında onlar için yapılacak hiç bir şey yok, hapise bile girmeleri onlar için bir lütuf olur.....

Kimseye hayvan sevgisi aşılanamaz tabi ki ama biraz daha duyarlı olabilirsiniz diye düşünüyorum. Umarım bu yasa bir şeyleri daha güzel kılar......






5 Haziran 2014 Perşembe

Sinir Ayarlarım Şaştı.....








Ben gene grip ile boğuşma modundayım, hani bu yatırmayan ama ayakta durmana izin veren ve seni daha çok halsiz bırakan grip var ya heh işte ben tamda onunla boğuşuyorum, böyle hapşurmak ve hapşurmamak arasındaki o ince çizgide azimle yürüyen, burnu akan ayrıca devamlı burun silmekten palyaço burunlu olmak yetmiyormuş gibi ilacımı içmişim uzanmışım böyle ilacında etkisi ile tv izlerken uyuya kalmışım, sizde olur mu bilmem ama özellikle hastayken içilen ilaçlarında etkisiyle o daldığınız uyku yılın uykusu gibi gelir, uykuların en derinini yaşarsınız sanki.... 

İşte ben tam o anı yaşamaktayım ve hunharca, alacaklı gibi, hiç ara vermeden bir kapı zili duyuyorum ama sanıyorum ki rüya bir yandan rahatsız oluyorum bir yandan uyanamıyorum hayır yani vücut kalkamıyor... Ama o nasıl bir kapı zilidir, parmak zile dayanmış kalkmıyor oradan, sonra zil susuyor o demir kapı tokmağı dan dan dan  vuruluyor o da yetmiyor kapıya güm güm güm vuruluyor..... Sonra bir süre sonra ninni gibi gelir o insana bir müddet sonra uyanırsın gayri ihtiyari kapıya bakarsın ve kapıda tokmağın arasına sıkıştırılmış bir not buluverirsin.... 

Notta aynen şu yazar: 


Sayın Aile,

Sağlık Bakanlığı 5-11 Haziran 2014 tarihleri arasında (Çocuk Felci Aşısı) aşı kampanyası başlamıştır. Bu kapsamda 0-5 yaş arası çocuklara 2 damla çocuk felci aşısı yapılması gerekmektedir. Bu nedenle evinize gelinmiş fakat evde bulunmadığınız için çocuğunuz aşılanamamıştır. 5-11 Haziran 2014 tarihleri arasında en kısa zamanda Aile Hekiminize başvurmanız gerekmektedir.

Bilgilerinize...

Küçükçekmece Toplum Sağlığı Merkezi



Şimdi gelelim konuya tamam anlıyorum hayırseverliğiniz tuttu evet iyi bir şey yapıyorsunuz ama allahın sevgili kuluymuşsunuz ki o kapıyı ben açmamışım, eğer ki açmış olsaydım çok pis kavga halinde olurduk..... Arkadaş o ne öyle alacaklı gibi kapı çalmak, madem elinde bu not var 1-2 kere zile bas açılmıyorsa o kapı, notunu sıkıştır git!!!!! 

Belki hastayım, belki işteyim, belki hava almaya çıktım, belki banyo yapıyorum, belki tuvaletteyim, belki o aşı yapmak istediğin çocuğumu uyutuyorum..... Zile abanmak, tokmağı beynimizde hissettirmen, elinle kapıya güç gösterisi yapmak size haz mı veriyor..... Hafta içi mesai saatinde geliyorsun hiç aklına gelmiyormu "lan hafta içi saat kaç, 2 kere insa gibi zili çaldım açılmadı o zaman çalışıyorlar" düşünemiyorsun dimi bunu ????

Nasıl sinir oldum, nasıl uyuz oldum anlatamam böyle bütün söylemek istediklerim içimde kaldı.... Zate çocuğumda yok ayar ettiniz lan beni..... sinirlerim tepemede dolaşıyorlar.....



LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

İletişim Güzeldir :)

Ad

E-posta *

Mesaj *