Hoşgeldinizz :)

Powered By Blogger

Translate

29 Kasım 2015 Pazar

Bir Fondoten, Bin Soru :)




Sanırım bunun içinden tek başıma çıkamayacağım, bu yüzden bu konuda tecrübesi olan arkadaşlardan yardım istiyorum lüütfennn :)


Her ne kadar her gün işe gelirken boya küpünün içine düşme gibi bir alışkanlığım yok fakat illaki makyaj yapıyoruz. Benim cildim sağolsun akneleri seviyor böyle kendi kafalarınca istedikleri zaman çıkıyorlar canları sıkılınca gidiyorlar falan takılıyorlar, bir ara kendilerine savaş açtım istenmiyorsunuz bu yüzde dedim doktorlara gittim, ilaçlar kullandım, kremler, her gün bakımlar derken yok banamısın demediler ve ben onlarla olan savaşımı kaybettim... Bu sebepten dolayı alacağım makyaj ürünlerini bayağı bir araştırıyorum ondan sonra alıyorum ki en azından biraz olsun engelleyeyim diye.

hiç bir şey olmasa bile az bir fondoten, bir rimel sürüp çıkan biriyim e bunun neticesinde de fondoten ihtiyacım devamlı oluyor, geçenlerde araştırırken biraz geç oldu büyük ihtimal sizler biliyorsunuzdur ama ben çok fazla makyaj ile uğraşmadığım için yeni öğrendim, "KROYLAN" diye bir marka, profesyonel makyaj, porselen makyaj vbg. durumlar için kullanılan ama günlük makyaj içinde uygun olan (abartmadığınız sürece tabi ki) bir ürün. Biraz araştırmasını yaptığım zaman kullanan kişilerin hiç birinde bir memnuniyetsizlik görmedim, herkes çok memnun özellikle patakrem tarzında olduğu için azıcık bir kullanım yeterli oluyor bu sebepten dolayı da aldığınız zaman 2-3 sene kullanabiliyorsunuz. Bu açıdan da mantıklı geldi gözüme, ayrıca kaliteli olmuş olması da cabası...

Şimdi markanın çoğu ürünü aşırı derecede yüksek rakamlara satılıyor fakat hakkını verdiğini düşünüyorum yani alınamaz değiller örneğin benim alacağım ürün ;  Supracolor 55 ml





 Ürün Kroylan'ın kendi web sitesinde 143 TL olarak satılıyor.


Kroylan ürünlerini satan ve %100 orjinal satıldığını söyleyen Kozmotek adlı sitede almak istediğim ürünün fiyatı ise ; Supracolor 55 ml 132 TL şeklinde satılıyor.


Sonrasında Almanya'da ikamet eden bir arkadaşım var kendisine sordum hani belki daha hesaplı bir şekilde oradan getirtebilirim diye, nitekim kargo bedeli ile birlikte
30 Euro = 95 TL  gibi bir bedel karşılığında gene Kroylan'ın kendi mağazasından alınmış şekilde getirtebiliyorum.





Fakat instagram bakınırken karşıma kozmatik ürünleri satan bir firma çıktı yani aslında bir firma değil ama şahıs demek daha doğru olur. Tesadüfen bakarken istediğim ürünün 30 TL gibi bir rakama satıldığını gördüm, tamam şimdi diyeceksiniz ki bariz belli sahte olduğu ama ne bilim insan beyni işte birden düşünüyor ben madem 100 TL gibi bir rakamı vereceğim (almanyadan geldiğini düşünür isek) e o zaman neden buradan 2 tane alıp 60 TL vermeyeyim diyorsunuz. e sonuçta bende parayı sokakta gezerken bulmuyorum değil mi ama ? :) 





paylaşmış olduğu telefon numarasından sordum kendisine henüz bir cevap alamadım, hesabında paylaşmış olduğu fotoğraf üzerinden sordum ona da henüz bir cevap alamadım, fasa fiso çıkacak büyük ihtimal ile ama genede şansımı deneyeyim dedim. 


Peki siz ne diyorsunuz? 


Ben en iyisi arkadaşıma söyleyeyim göndersin dimi ? Riske girmeye gerek yok :) ay bilemedim :)





Alışveriş Sepetime Düşenler :)




Bir bayanın ayakkabı alması için illaki ihtiyacı olması gerekmiyor, biz böyleyiz yapacak bir şey yok malesef :) gözümüze hoş geleni mutlaka sepetimize yanlışlıkla düşürürüz sonra farketmeden bir bakmışsın kasaya gitmişsin, aaa bunlar nereden çıktı bak görüyor musun şimdi sepette, e  almak zorundayım modumuz her daim açık olur :) 

Bu sefer yanlışlıkla sepetime düşenlerden 2 tanesi bu ciciler oldu, çok severek aldım ve çok severek giyiyorum, aşırı derecede rahat olduklarını da söylemeden edemeyeceğim, ki ben her topuklu ayakkabıyı giyemem rahat etmem çoğunda ama bunlar bir harika dostum :) 





Ayrıca çok uygun fiyata aldığımı da söyleyebilirim yani piyasa satış fiyatının altında aldım ve pişman olmadım :) Taba, kahverengi ayakkabının bağcıkları var idi ama ben onları çıkkarttım çünkü bu şekilde gözüme daha hoş gözüktüler ama belki bazen bağcıklarını da takıp kullanabilirim belki, düşük bir ihtimal ama neden olmasın :) 





27 Kasım 2015 Cuma

Gıda Adaletsizliği...


Almanya Haftalık, 1400 TL

İstanbul, Türkiye Haftalık, 400 TL

Çad Haftalık, 3,5 TL



İnsan yemeden dayanabilir ama su içmeden dayanamaz derler, Can boğazdan gelir derler, 
yemek, yemek güzeldir derler.... Evet yemek güzeldir, değişik tatları denemek güzeldir, örneğin bir canınız suşi yemek istediğinde gidip bir suşi menüsüne 130 TL verir misiniz ? Ben vermem zaten suşi de sevmem. Kaliforniyalı fotoğraf sanatçısı Peter Menzel 24 ülkeyi dolaşıp 30 aileyi ziyaret edip ve bu ailelerin 1 haftada neler yediğini fotoğraflamak istemiş buna istinaden de haftalık gıda ihtiyaçlarının maliyetlerini hesaplamış. bu 24 ülke arasında; Almanya, Japonya, Çad, Türkiye, Mısır, Amerika, Avustralya, Butan Krallığı, Ekvador, Grönland, Guatemala, Hindistan, İngiltere, İtalya, Meksika, Mali ve Moğalistan var..


BM'nin yayınlamış olduğu Dünyadaki Gıda Güvensizliğinin Durumu raporuna göre her 9 insandan biri açlık ile mücadele ediyor ve ülkelerdeki ortalama gelir düzeyine sahip ailelerin bir haftada gıda için harcadıkları tutarlarını görmek ortadaki adaletsizliği gözler önüne seriyor.

Peki siz hiç bunun hesabını yaptınız mı? Evinize 1 haftada ne kadarlık gıda masrafı limiti ayırıyorsunuz? Acaba marketlerde görüp aldığınız her şey ihtiyacınız olan şeyler mi ? İsrafı ne kadar önlüyorsunuz ? Örneğin ne kadar sıklık ile kırmızı et yiyorsunuz? Sebzeyi ne kadar tüketiyorsunuz? Sağlıklı beslenicez diye marketlerin organik reyonlarına ne kadar uğruyorsunuz ve bunlara bir servet yatırıyor musunuz ?


Peter Menzelin arşivinden bu araştırmanın tüm resimlerini görmek isterseniz  What I Eat  tıklamanız yeterli....


Kaynak : Gaiadergi




LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

İletişim Güzeldir :)

Ad

E-posta *

Mesaj *